SON DAKİKA
48700.net tarafından yazıldı.    Pazartesi, 13 Nisan 2009 10:47    Yazdır e-Posta
Güzellik tanrıçası Hemitea’nın sırrı

Jeofizik Yüksek Mühendisi Hakan Beyaz'ın doktora çalışması olan jeotermal kaynağın araştırılması İçmeler Beldesi’nin çeşitli noktalarında sürdürülüyorTürkiye'nin değişik üniversitelerinden bilim adamları M.Ö 4. yüzyılda yaşayan Güzellik ve Sağlık Tanrıçası Hemitea'nın kullandığı suyu bulmak amacıyla bir çalışma başlattı.

İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu'nun da aralarında bulunduğu 9 kişilik araştırma grubu, tanrıçanın güzelliğine güzellik katmak amacıyla kullandığı suyu bulmak için Marmaris'e geldi.
Bilim grubu, Marmaris'in İçmeler Beldesi'ndeki fay hattı üzerinde inceleme yaparak, mineral açıdan çok değerli olan su kaynağına ulaşılmayı hedefliyor. Bu sayede, çalışmanın hem turizme hem de bölgedeki deprem hareketliliğinin incelenmesine katkı sağlaması bekleniyor.
Jeofizik Yüksek Mühendisi Hakan Beyaz'ın doktora çalışması olan jeotermal kaynağın araştırmasına, Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Doç. Dr. Sibel Çolak, Doç. Dr. Sinan Demirel, Doç. Dr. Ahmet Yüksel, Jeofizik mühendisi Serdar Serttaş, Doç. Dr. Fatih Adatepe,  Araştırma Görevlisi Ziya Görücü, Jeoloji Mühendisi ve Türkiye Sondajcılar  Birliği 2. Başkanı Adil Özdemir'in de destek vereceği öğrenildi.
Saha araştırması yapmadan önce basın toplantısı düzenleyen Marmarisli Jeofizik Yüksek Mühendisi Hakan Beyaz, “Meşhur bir İçmeler fayımız var ki dünyadaki tüm sıcak sular faylardan çıkmaktadır. Ülkemizin ve dünyanın önemli deprem araştırmacılarının başında gelen değerli hocam Sismolog Doç Dr. Oğuz Gündoğdu hocamız bu fayın aktivitesini, yakından takip edebilmek yani bir başka deyişle fayı dinlemek amacıyla bir veya birkaç noktaya sismik istasyon kurulabilmesi için bu çalışmaya destek vermektedir. Fayın en aktif noktası muhtemel sıcak su varlığının en kuvvetli çıkış noktası olacaktır. Aynı zamanda yerel mikro sarsıntılar izlenerek anormal aktivite artışlarını anında tespit edebilecektir. Bölgemiz volkanik yer altı tabakaları üstünde yer alıyor. Bu yüzden çok zengin mineral ihtiva etmek zorundadır. Yani şifa verici özellikte olduğunu tahmin ediyoruz. Doç Dr. Sibel Çolak hocamız fayın çeşitli noktalarından çıkan kaynaklardan örnekler toplayarak, suyun ihtiva etmesi muhtemel biyolojik, kimyasal ve radyoaktivlik değerlerini laboratuvarlarda inceleyecek. Tez danışmanlarım olan ve doktora tezini yürüten Doç Dr. Fatih Adatepe ve Doç Dr. Sinan Demirel, tarihte M.Ö bölgede 4. yüzyılda yaşamış güzellik ve sağlık tanrıçası olarak adladırılan Hemitea'nın arkeolojik kalıntılarında rastlanılan su kaynaklarının izlerini ve o tarihlerde inşaa edilmiş fakat depremlerle yıkılan binaların İçmeler fayı ile arasındaki ilişkiyi ve dolayısıyla o tarihlerde kullanıldığı sanılan ve şiddetli depremlerle kaybolduğu sanılan ana damarın nereye ve hangi derinliğe kaçtığını araştırarak çalışmaya destek olmaktadır” diye konuştu.

Yüzey suyunun incelenerek kaynağa ulaşılmasının ardından şifalı suyun kış aylarında Marmaris turizmi için de alternatif tıpta kullanılabileceği belirtilirken, çalışmaların kısa sürede bitmesinin mümkün olmadığının altı çizildi.

Oğuz Gündoğdu, yaklaşan deprem konusunda uyardı
Türkiye'de deprem konusunda uzman isimlerden biri olan İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Güney Ege'yi sarsacak depremlerin ciddi sonuçlar doğuracağını belirterek uyardı. Marmaris'in büyük bir tsunami tehdidiyle karşı karşıya olduğunu söyleyen Gündoğdu, “Tarihsel verilere göre M.Ö 1100'deki kayıtlarda Rodos merkezli depremde Marmaris çok büyük etkilendi. Bu fay hattındaki depremler Girit civbarında dalma yapıyor. Bu Marmaris'in altına kadar geliyor. Marmaris'e kadar ulaşacak bir tsunami tehdidi var. Tarihteki tsunamiler Ege sahillerine büyük hasar vermiş. Tarihsel depremlerin pek çoğu Rodos- Ege kaynaklıdır. Marmaris'e bakıldığında veriler 5-6 büyüklüğünde depremlere işaret ediyor ancak Marmaris, tsunami için uygun bir koy. Depremin büyüklüğü değil suyun hızı, yıkıcılığı arttıracaktır. Kıyıya yaklaştıkça dalga genliği artar. Yani dalgaların boyu 5-6 metreyi geçmese de hızı  500-600 kilometreye ulaşacağı için tehlikeli olacaktır.  Tsunami için Marmaris uygun bir koy Ege ve Akdenize kıyısı olan yerlere tsunami alarm sistemi kurulması gerekiyor. Ancak bu şekilde şehir daha önceden boşaltılarak can kaybı önlenebilir” diyerek Fethiye ve Gökova Körfezi'ndeki hareketliliğin de ürkütücü olduğunu sözlerine ekledi.
Fethiye'nin Çameli bölgesinde ciddi bir depremin olabileceğini söyleyen Gündoğdu, bu bölgenin biran evvel incelenmesi gerektiğine dikkati çekti ve sözlerini şöyle sürdürdü; “Çameli denen yerde çok büyük ve ne olduğu belli olmayan bir aktivite var. Burası 1957 depremindeki kırığın da üstü. Kıta içindeki gelişmeler şiddeti küçük de olsa hızlı kırıldığı için tehdit yaratıyor.Ancak buna rağmen 1957'deki depremin ardından Fethiye yine bu fay hattının üzerine kurulmuş. Bu da tehlikenin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor”

BİZ MARMARA DEPREMİNİ ÇABUK UNUTTUK

İtalya'da geçtiğimiz günlerde yaşanan 6,3 büyüklüğündeki depremi değerlendiren Gündoğdu, “Akdeniz'deki depremler de sonuçları da birbirine benzer. Buralarda 7'nin üzerinde deprem beklemek zor.  İtalya depremi bizim yaşadığımız Marmara depremine göre küçüktü ancak ağır sonuçlar verdi. Biz de Marmara depremini unutma sürecine girdik. Afet artık bilim halina geldi. Bir mücadeleyi ortaya koydu. Çantayı alan domates satar gibi afet eğitimi vermeye başladı. Afet eğitiminin yapılması ve risklere hazırlanmak şart ancak bunun için ciddi bir eğitimle yapılması gerekir” dedi.

Gündoğdu, depremin sadece maddi hasar vernediğini aynı zamanda ekonomik açıdan da zararlar doğurduğunu belirtirek, özellikle turizm merkezlerinde depremle ilgili haberlerin idarecileri kızdırdığını sözlerine ekledi. Gündoğdu gerçeği görmek gerektiğini söyleyerek, “Turistleri deprem değil tedbirsizlik kaçırır. İdareciler bursaı turistik bölge deprem bölgesi değil deseler de hiçbir turist buraya bilgisiz gelmez. Turist deprem bölgesinde önlem alınmış mı buna bakar. Hatta bazı macera seven turistler de var” diye konuştu.