|
|
Kaya Güvenç tarafından yazıldı.
Salı, 03 Mart 2009 20:32 |
 |
 |
|
| Emniyet Kemeri |
Emniyet kemerinin ilk yasal uygulandığı ülke ABD (1953) kara yolları için çıkarılan bu yasa kent içi ulaşımda yaralan kazalara ilişkin gerçek bir istatistiğin (Sanırım) altı ay sonra eyalet meclisine sunulmasının ardından, yasada zorunlu kullanımı kent içi yollara da uygulamışlar. İki yıl içinde birçok eyalette yasalaşan emniyet kemeri kullanım zorunluluğu, iki yıl içinde imal edilen tüm araçlara da zorunlu bir güvence ünitesi olarak fabrika çıkışında zorunlu kılınmış. Bu zorunluluk, kaza istatistiklerinin doğru ve bilgelikle izlenmesinin ardından, yalnız ön koltuklarda uygulanan Emniyet Kemeri (sanırım üç yıllık bir kaza istatistiği ardından) arka koltuklarda da zorunlu imalat olarak öngörülmüş. Konu-sorun yasal izlemede de ön planda yer alıyor, eğitimi okullarda da sürdürüyor. Yetmiyor, aynı yıllarda ABD Hollywood filmlerinin çekimlerine de zorunlu görüntü olarak koşul getiriliyor. İzlediğimiz ABD kaynaklı filmleri anımsayalım. Senaryo ile hiçbir ilgisi olmayan sahnelerde Emniyet Kemerleri hep takılır… Gelelim ülkemize. Dünyada yasallaşma tarihinden tam tam 32 yıl sonra yüce meclisimizde iki yıllık bir gündem bekleme süresi ardından yasallaşan bu güvence, altı ay sonra taksi ve otobüs sürücülerinin sürekli itirazları ardından, onlar için “ihtiyari” zorunluluk dışı olarak uygulanıyor! Dünyada benzeri olmayan bir karar! Emniyet Kemeri, ülkemizde yasallaşmadan önce, tüm ithal arabalarda var olmasına karşın, güvence boyutunu bilenler dışında kullanılmadı. Yasallaşması ardından Emniyet Kemeri kullanan sürücü ve arka koltuk yolcu sayısını birlikte düşünelim. Ne denli bilinçlenebildik? Güvence içeriğine ne denli uyuyoruz? Motorlu araç kaza istatistiklerine ne kadar yansıtıyoruz bu güvenceyi? İşte, bu üç sual. Ülkemizde Can Güvenliği ve önlemlerine ilişkin süregelen kazalara ilişkin almamız ve zorunlu olarak uygulamamız gereken koşulları hatırlatıyor olmalı. İnsana değer veren toplumlar, Emniyet kemerinin ilk uygulama şeklini ve konumunu yeterli görmedi, AR-GE boyutunda yeni güvenceler geliştirdi. Araç kapısını açıp koltuğunuza oturma pozisyonuna geçtiğimiz anda kemer sizi güvenceye alıyor. Bir diğer güvence ise kemeriniz takılı değilse araç içinde sesli ve ışıklı uyarılar harekete geçiyor. İzlediğim ve üzülerek aktarmak istediğim Sorun ise, hala ülkemizde emniyet Kemerini ( Polise göstermelik) güvencelerinden habersiz kullanım alışkanlığımız! Sırası gelmişken ülkemizde yaralan Trafik Kazaları’na ve bu kazaların oluşum nedenleri ve koşullarına ilişkin tutulan raporların duyurularına değinmek istiyorum. On yıl öncesine kadar bu raporlardan yer alan altyapı kusurları Binde iki~iki buçuk üstüne çıkarılmaz iken, en gelişmiş ülkelerde bu oran, son derece titiz ve bilimsel araştırmalar ortalaması yüzde birimler içinde (5~10) arasında yer veriliyordu. Halen öyle. Nihayet ülkemizde yol kusuru % birime geçti, ancak istatistikî açıklaması pek yok! Kusur sürekli sürücüde… Yıllar öncesi batılı ülkeler, kaza nedenlerini tarafsızlık içinde kayda geçerken ve kaza ardından ölüm ve yaralanma sonuçlarını açıklarken de emniyet Kemeri kullanım ve ihmallerine yer vermeyi de bir eğitim olarak uygulanmaktadırlar. Ülkemizde ise çok ender rastlanan bir içerik. Evet, yazı sonuna geldim sanırım bu yazıyı neden yazdım? Bir dostumun ailesi trafik kazası geçirmiş. İki ciddi yaralısı olduğunu ve operasyon gerektirdiğini belirttikten sonra “Ah, ah” dedi ve devam etti “eğer emniyet kemerlerini takmış olsalardı kazayı çok daha hafif yaralarla atlatabilirlerdi”. İşte ülkemizdeki durum. |
|
|
|
|
|