SON DAKİKA
48700.net tarafından yazıldı.    Pazartesi, 13 Nisan 2009 15:07    Yazdır e-Posta
Tek bacakla hem hayattan hem adaletten umudu kesmedi

Tek bacakla hem hayattan hem adaletten umudu kesmediLale Sayar, 2003 yılında geçirdiği otobüs kazasında bacağını kaybetti. Geçirdiği 8 ameliyatın ardından bacağına protez takıldı. Ödünç olarak kullandığı protezin geri istenmesiyle bir kere daha zor durumda kaldı. Ayak yerine protezle hayata tutunan, bir hastanede çalışan ve İzmir Sokak Sanatları Atölyesi bünyesinde “sanatın engel tanımadığın da” ortaya koyan Lale, “2003 yılının 4 Mart sabahı, sloganı ‘Ulaşmak istediğiniz yere güvenle ulaştırır’ olan firmanın otobüsü ne yazık ki beni şimdi bulunduğum noktaya ulaştırdı. Oysa ben ayaklarım yere değil, ablama ulaşmak için otobüse binmiştim” diyerek, başından geçenleri şöyle anlattı: “O gün otobüs şoförü, bir çok yolcunun ikazına kulak asmadı ve Merzifon yakınlarında çukura saplandık. Bir ayağımı otobüsün altında bıraktım. Daha sonra tam 8 ameliyat geçirdim ve ayağıma protez takıldı. Üniversite sınavına giri Sağlık Yönetmeliği İşletmeciliği bölümünü kazanandım ama okuluma devam edemedim”

Sürücü Yeşilyurt’un daha önce de kaza yaparak bir kişinin ölümüne sebep olduğunu belirten Sayar, “Otobüs sürücüsü Muhittin Yeşilyurt,  8/8 oranında tam kusurlu bulundu. Otobüs şirketi benimle hiç ilgilenmedi. Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açtığım tazminat davada, otobüsün sigorta firmasından 110 bin TL alabildim. Bunun da büyük bölümü proteze gitmişti. O günün parasıyla 60 bin TL olan protezin 3 yılda bir değişmesi gerekiyordu. Değişeceği zaman gelince değiştiremedim. Bir süredir ödünç protezle hayata tutunuyordum. Şimdi onu da geri vermek zorundayım” dedi. 
Kazadan sonra yaşadıklarını “Kâbus” olarak tanımlayan Lale Sayar şunları söyledi:  “Otobüs şirketi, ne aradı ne sordu. Ailemi bile pes ettirdi. Ailemin her bir ferdi başka şehirde. İzmir’de tak başıma yaşamaya çalışıyorum. Firma, mucize olan yaşantımı 6 yıldır törpüledikçe törpüledi. Firma sahibi, mahkemede zorluk çıkarmamam karşılığında, her türlü yardımı yapacaklarını, söyledi. Bana uygun ev bulacakları sözünü de verdi. Kendisine, durumuma uygun evlerin kirasının yüksek olduğunu, bu yüzden eşyalarımı bile sattığımı söyledim. Bunları düşünmememi,sadece sağlığımı düşünmemi,ömrümün sonuna kadar onların güvencesinde olacağımı,tüm masrafları karşılayacaklarının sözünü verdi. Ne yazık ki hiçbiri yerine getirilmedi. Ben bunlarla uğraşırken ve bir yandan da hastanede çalışrıken, doktor raporuna göre değişmesi gereken soketi,Ankara’daki protezci değiştirmeyince bacağım kırıldı.Hastaneden çıktığımda hem evim yoktu, hem de iki ayağımın üzerinde duramıyordum. Bakıma sağlam verdiğim protez,1.5 yıl sonra daha büyük soketle arızalı olarak geri verildi. Almanya’ya bakım için gitti denilen protezin hiç gitmediğini öğrendim. Üç yıl ömrü olan protezimin,son 1.5 yılı bende olmadığı halde garantisi bitti deyip 9 bin TL istediler. Kalacak yerim de yoktu. Bir süre İzmir’de belediye otobüslerinde ve karakollarda sabahladım. Çalıştığım hastanenin başhekimi durumu öğrenince, bir süre hastanede misafir etti. Valilik dahil, Başbakanın şahsından dahi yardım istedim. Ödünç olan protezi, bacağımı kıran soketi kullanmaya çalışıyorum. Durumuma uygun bir evin kirasına, ağrı tedavisine maddi manevi gücüm yetmiyor”

Davanın halen sürdüğü belirten Lale, “Bana yaptıklarını başkalarına yapmasınlar diye, yaşamaktan da, davadan da vazgeçmiyorum. Bir tek tiyatro oynarken yaşadığım acıları unutuyorum, orada zaman duruyor. Ama gerçeklerle  her sabah karşılaşıyorum. Bendeki emanet protezin sahibi de geri istiyor. Şu anki soketle bu güne kadar kullanmak bile mucize sayılabilir. Yeniden ayağımı kırmasından çok korkarken yatağa uzandığımda belimden aşağısını ağrı yüzünden hissedemiyorum. Tiyatrodan da ayrılmak istemiyorum. Fakat çalışmadan sonra mutlaka her gün ağrı kesici iğne yapılıyor..Bazen derin bir ümitsizliğe kapılıyorum.Vücudum bile isyan ediyor yine de gülümsemeye çalışıyorum” diyerek adaletten yardım bekliyor.
Bir ağabeyi Ankara’da, ablası Bayburt’a, annesi ve diğer ağabeyi de istanbul’da yaşayan Lale, İzmir’de tek başına yaşam savaşı veriyor. Soketin açtığı yaradan dolayı bazen protezini takamadığını söyleyen Lale, yaşadığı zorlukları şu sözlerle anlattı: “Soket kötü bir yara açmıştı.Protezimi giyemedim ve değneğim de yoktu. Belediye otobüsünden inerken protez bacağımdan çıktı. Tutunmasam diğer bacağımı da kaybedecektim. Her seferinde, ‘Bu gün de vücudum tek parça’ diyebilmek ve hep aynı korkuyu yaşamak kalbimi yoruyor”
“Gerçekten çok çabaladığım dönemler oluyor ama ben de insanım. Süper kız değilim” diyen Lale, sözlerini şöyle tamamladı: Çabamın önünü, mahkeme sonuçlanıncaya kadar, belki pes ederim umuduyla firma kesmeye çalışacak.     Herkes bilip bilmeden artık bu durumu kabul et diyor.Kabullenmek ne demek. Bir yanda bir kolu ve  iki bacağı olmayan biri yurtdışında yaşayan biri şu anda giydiğim protezle koşabiliyorken, ben bir köşede paslanmayı mı beklemeliyim.Ya da kaybını kabul et mi demek isteniyor? O zaman yerini dolduracak bir şey  olması gerekmezmi! Yerine ben protezimi koymuştum.Her 3 yılı bile beklemedi firma. Bunu, bu acıyı 3 yılda bir yeniden bacağını kaybetme acısını yaşıyorum. Her acının bir telafisi olmasa, ki evlat acısı en büyük derler insan dayanabilir mi? Şimdi tek düşündüğüm hem ayakta kalabilmek, hem de mahkemenin peşini bırakmamak ve öncelikle de, ödünç olan protezimin yerine yenisine sahip olabilmek”